Pages

Brovisman: Joker


"Korkma, şimdi çürüyebiliriz ama seninle yine bir ağacın yaprağında buluşacağız."

Dumanaltı olmuş mağarama dönmeye başladığımda arkama bakmamaya gayret ediyorum. Kendimi koltuğa atmadığım bazı zamanlarda çöküyorum masama. Ok gibi saplıyorum dolma kalemimi kâğıtlara, kendimi ağlama duvarlarımda buluyorum. Son günlerde dışarıdaki soğuğun kokusu da kapımı sık sık çalıyor. Hürmet ediyorum,  buz tutmuş ellerimle yerini sebatla gösteriyorum. Bazen diyorum ki kapımı ardına kadar açsam, merdivenleri üçer beşer çıkan çocukça terli gelse. Bir sağanak da patlasa, donmuş parmaklarımı ısıtsa.

Yeni ayı beklerken kovanımda, bir metre ötede titreşen karbonlarını hissediyorum.  Nasıl vasfedeyim seni? Eriştin ilk baharına evim gibi.


A human's body and human's soul.


Hatırlanan ilk an, kendini hayatın hülasasına bağlıyor. Yüzümü o tarafa dönüyor ve soğuğun kokusunu arıyorum. Duyamıyorum. Etrafımı çevreleyen deniz balyaları çöküp alev alıyor. Mağaram ise önce abajurlarından teslim oluyor. Sıkışıyor kocaman girişi, sıkıştıkça ömrümü kordonlar boğumluyor. Alev alan tenimi acele ile sıska parmaklarım buluyor.

Kumların üzerinde ayak izlerim. Buraya yaz geldi, her yer çocukça şen seslerin. 

Var olduğun için teşekkür ederim.

0 yorum: