Pages

Brovisman : Argümanların Mukayesesi

“Duymak istiyorsan, sessiz ol.” Ursula K. Le Guin



Yıllarca ceplerimde taşıdığım melankoliyi ağzıma sakız ettiğim arşivlerime yığıyorum. Oyuncaklarım, bilumum el yazısı nüshalarım, aşk mektuplarım, simge durumuna küçültülmüş geri zekalılığım. Hepsi yek vücut olmuş, açık arttırmayla satılmayı beklemek hüneri gösteriyor. Bu düzenbaz çete, kendilerinden beklenmeyecek şekilde alim kafalar aslında. Ben gibi bir cahille münakaşaya girmiyor, aralarından tarifsiz illüzyonlar seçerek 'ben' meşakkatli organik dilencinin ağzına bir parmak bal çalıyor. Elzem bir fedakarlık için çalıştıklarını anlayabiliyorum fakat bu, aramızdaki çatışmayı dindirmeye ne yazık ki yetmiyor. İşin aslı her birimizin kendi adaletimiz için çalışıyor olması, aramızdaki çatışmayı körüklüyor. İnsan - ben-  balçıktan yapılmış, kusurlarımın farkındayım ama malzeme bu. 

Her birimiz arasında kuvvetli bir korelasyon var. Kimi zaman negatif, kimi zaman pozitif. Bu yüzden aramızdaki ilişkiyi hiçbir zaman yok edemedik ve birbirimize zarar versek de en az tahammül edebildiğimiz şeye tahammül etmeyi öğrendik. Öğrenmek demişken; kafama kitapla vurma, iz yapıyor haykırışının tespitini tamamlamayı arzuluyorum. Neredeyse her tespitim hatalı da olsa bu sefer doğru olana ulaşacağım diye hissediyorum. Hissetmek de yeni haniYıllarca beton ile örtülen hayatım yine beyhude çabalarıma gark olmuş vaziyette. Uslanmıyorum adeta, uslanamıyorum. Kusursuz afilli hayaller diriliyor (resurrection), neden şimdi geri geldiklerini anlayamıyorum. İdrak kabiliyeti olmayan kişiler anlamaya haiz değildir. Yani –en azından- nedeninin anlayabiliyorum. 

Bizim gibiler için daha fazlası geç kalmışlık. Bu geç kalmışlık ve hazır olmayı beklemek öyle bir ziyandır ki; saat geç olmayı bırakmış, zamanın akmayı bırakması şeklinde zuhur etmiştir. Vakit de düşüncenin verdiği şekli alır. Böylece zaman, düşüncemizin her noktasına dokunabilir. Esasında her dokunuş bir kavga, her kavga da bir iz bırakır aslında. Hep buradaydı bu ıstırapların bel bükmesi. Bitmedi, bitmeyecekse zil zurna sarhoş olalım bari. 

İçinde bulunduğumuz efsanevi baloncuklar zihnimi zayıflamayan pişmanlıklarla zehirler. Alay ederim kendim ile. Her alay ettiğimde biraz daha ağrılarım uyuşur. 

Yahu! Bir insana kaybetmekten delirmek bu kadar mı yakışır? 

0 yorum: