“Birbirimize kendimizi anlatabildiğimiz o eski günlerdeki
gibi değiliz artık.”
Derme çatma demir kuvvetin soluna çarpmasından sonra, orman
şafakla alevlendi. Göz kapaklarını açmaya çalışırken, toprağın parmakları
onların açılmamaları için direndi. Sol yanağına atılan tokat, tüm vücudunu
sarsmış, eklemleri dahi hareketsiz kalmıştı. Toprağı tadarken ‘kötü bir rüyadan
başkası değil’ tesellisine tutunmuş ve beyhude avunmalarına yenisini eklemişti.
Işıklar tünellerden gözlerine ulaştıkça istemsiz olarak inilti çıkarıyordu.
Boğucu fakat huzur dolu karanlık yerini güneş ışınlarına ve çenesinde muazzam
bir zonklamaya bıraktı. Üstelik ayağındaki ayakkabılar da işlevini değiştirip
bir çift yengeçe dönüşmüş, parmaklarını koparırcasına boğumluyordu.
Tokadı atan kuvvet “evet kardeşim, söylediğim gibi, hep
huzurluydum” dedi.
12.07.2016


0 yorum:
Yorum Gönder