Pages

Brovisman: Lets Burn The Bitches Up!

“Bahçenizdeki bütün mahsulleri yetiştirmek için tek çeşme yetmez. “



Tek bir kaynağa bağımlı olmak fikri ile bulandı midesi beynimin. Sosyal ilişkilerin hafta sonuna yetiştirilmesi gereken birikmiş işler olması ile bastırdım kanatları koparılmış bu sinek tadını. Yine gözümün önünden binlerce kopuk film negatifleri geçti. En ağır küfürler gündelik konuşma haline hoş geldi.

Tanrı vergisi ‘tanrı sevgisi’ için büyük mabetler inşa edildi. Sonra mabedin önünde diri diri insanlar yakıldı. Bir takım kişiler tanrı sevgisi için öldü. Kimi elmas. Kimi kömür. Yetmedi hayatın verdikleri, daha fazlası için bütün verdiklerini suratına çarpmak durumu yaşandı.

Yetmeyen hayata imrenerek yaratmayı seçtim. Barkoddan geçen salam dilimleri ile övünüyor olmam etrafımı ürküttü. Salamlardan kurtçuk yarattım. Hissettim. Acizliğini gördüğüm yaratılanlarla tekrar hissettim. İçimde bok taşıdığımı ilk defa fark etmemiştim.

Tekrar uyandığımda gözlüğümün ben uyurken gözlerimden alındığını hemen fark ettim. Gözleri hiç bozulamayan ben, masamdan aldığım gözlüğü, kör olan aklıma taktım ve kendimi sokağa attım. Alev alan tenim beni tekrar başa sardı. Yakılmış kınanın etkisiyle sönen parmaklarım uyuşmuştu. Onları göğsüme sapladım, parçalar gibi yırttım göğsümün kafesini. İçimden çıkan yaratıklara her ışık parlak görünüyordu.


Işıklardan geriye kalanlar ise bir kâğıda sarıldı. Ve böylece ateşten kâğıt tekrar anıldı.

0 yorum: