Pages

Brovisman: April the 9

Belki bir kaynak, her şeyin bitirildiği nokta, her şeyin bittiği noktanın yeni bir ruhu yaratması. Ben de itiraf edeceğim ve ardından ben de öleceğim. Bütün vücut ayrışacaksa eğer bir gün, ölüm her şeyi küle çevirecekse ve böylece ölüm ruhumu özgür kılacaksa. Korkmuyorum.

Suçu, şahitleri, velhasıl kelam infazı belli hükmü verilmişler, itirafa izin vermeliyiz. Çarpık ve bütün evreni utanca sokan, günaha boğan kabahatlileri korumada gönüllü olmamalıyız. Ölümsüzlük ve ölümün bizzat kendisinin arasındakinin illüzyondan ibaret olduğu gerçeğine tutunmalıyız.

Sola bakıyorsun hâlâ. Bakma!

Fakat bakıyorum sürekli. Sen sağa bakmasan da olur. Su şişeleri. Turuncu ayakkabı kutusu. Çakmak. Tütün kağıtları. Mor parfüm şişesi. Ulaşılmazlıkta olan, bir köşeye sıkıştırılmış eşyalar.

Orhan Kemal. Bazen El Kızı. Hacer görünüyor. Müşfik görünüyor. Masaya yığılmış koli bantları.



Taksi bekliyor Levent’te. Geç kalmamalı. Kekiksiz ise hiç olmaz. Keşke yürüsek Levent’ten Hisarüstü’ne.

Bu hızlı bir düşüştür. Kontrollü olmadığı aşikar. Bazen merak ediyorum da…

Neyse.

0 yorum: