Ütülenmiş, biraz solgun. Mephisto’nun elbiseleri koyu renk kumaştan kesilmişti. Bütün kıyafetlerinde koyu renk galipti. Çünkü koyu renk elbise, adamı olduğundan genç gösterirdi.
Tepeden tırnağa kadar koyu giyinmişti. Koyu kot, siyah penye ve siyah hırka. Sonra gözü masada duran paraya ve anahtarlara ilişti. Biraz düşündü ve onları cebe indirdi. Nereden baksan seksen dolar vardı. Parasından kalan son bozuklukları da diğer pantolonundan almaya üşenmedi. bi kaç dolar da orada vardı. Salona geçerken, ardına kadar açık mutfak kapısına yan gözle baktı. İda’nın arkası kapıya dönüktü ve ocakta hünerlerini sergiliyordu. Meph’in ayak seslerini duyamadı. Meph tatlıya baş ve işaret parmağını daldırdı. Tepsinin ortasına el bombası atmış gibiydi. Mideye iki parmak gönderince, bunun ona bir süre yeteceğini düşündü. Elini pantolonuna sildi ve sokağa çıktı.
-Ne yapmalı? Diye sordu.
-Ne yapmalı?
Mephisto kurtarıcıyı geri getirmeliyiz diye düşündü. Arabanın yolunu tuttu ve kontağı çevirdi.Yapılacak tek şey gaza basmaktı.
Sonra kendine bir nasihat etti.
-In the fifth, my ass goes down.
19 Eylül 2010


0 yorum:
Yorum Gönder