Pages

Brovisman: The Engine

“Bu, senin dizlerinin çürümesine benzemez.”


Her şeyin bir düşmanı varken sadece itin ite boğdurulduğu an çileden çıkıyorum. Tekrar ne zaman dönerim bilinmez kafesime yapılan rahatsız edici ziyaretlerde “dikkat!” önermeleri ise sabitlenmiş bir refleks olarak yer alıyor. Yani, tipik bir geri zekâlıyım; eğer gözden kayboluyorsam, el uzatılmamalı olanlardanım. Uzaktan arzularımı izlediğim zamanlarda ise tükenen sigaram ile diğerini patlatıyorum. İstanbul'a yeni gelmiş gibi ışıl ışıl oluyor böylece geçmişim.

Her gece yeni aforizmalarımı mantar panoya şişlerken sürekli aynı silueti izliyorum. Çok uzakta kaldı her şey, biliyorum fakat ‘yas tutmak da mutlu olmaya sebeptir’ ile yıllardır avunuyorum.

Sahi, halâ nasıl ayakta kalabiliyorum?

0 yorum: