Pages

Bir Memleket Özlemidir Berlin - II


Berlin sokaklarının üstünü örten çarşaf, eski kelimeler gibi ayrıntılı, ayyaş, çalıntı ve sükûnet içiresindeydi. Meph, gözlerini bu bulanık göğe dikerken garip ufuk çizgisinde bir düş görüyordu. Bu esnada hem narin, hem de zor kullanan bir şey hissetti sağ elinde. Daha önceden Serseri Kız’ın elini tutuğunu farketti. Sağ avucuna daha da dikkatini yoğunlaştırdığında elinin içinde küçük bir elin üşümemek için yumru halinde yattığını idrak etti. Minik elin daha iyi ısınabilmesi için avucunu biraz daha kuvvetli kapattı Meph. Bunun farkına varan kız,tepkisini tatlı bir gülümseme ile verdi.

Berlin’in gökyüzüne olan dikkatini biraz olsun dağıttı Meph ve böylece etrafında olan bitene bir parça yoğunlaşmayı başardı. Sol elini ısıtmaya çalışan küçük kız, kaldırımdaki çizgilere basmamak için Meph’in temposunu bozuyordu. Meph, bu tempoya uymayı tercih etti. Yürüyüş hızını azalttıktan sonra zamanın da bir parça yavaşladığının farkına varması, önünden geçmekte oldukları büfeye göz atmasını kolaylaştırdı. ‘Elbette, sıcak bir kahve içimizi ısıtacaktır” diye düşündü Meph. Büfeye yaklaştıklarında, sol elinin parmaklarının arasında can veren sigarayı farketti. Bir yay gibi gerip işaret parmağıyla kaldırım sınırlarının dışarısına gönderdi.  Büfeden aldıkları kahveler için sağ cebini parmaklarıyla kazıp bozuklukları çıkardı ve yaşlı büfe sahibinin önüne döktü. Meph, arkasına döndü ve yürümeye devam etti. Serseri kızın elinin yine sağ avucuna gizlendiğinin bu kez sonuna kadar farkındaydı. Duraklar gibi oldular ve aynı anda kahveden birer yudum aldılar.

Yürümeye devam ettiler.

Zaman ise Berlin sokaklarında eğilip bükülüyor ve sokağın karşı yakasındaki dairelere ulaşmayı zorlaştırıyordu. Fakat Meph için pes etmek, görülmüşün çok dışında bir tanımdı. Bu ifadeye karşılık, ‘kararlılık’ olgusunu iliklerinde taşıyan bir anlayışa da sahipti. Bu güçlerin itişi sayesinde kaldırımdan ilk adımı akan trafiğin içine doğru attı. Kuşkusuz, saygı nedir bilen zaman, çiftin karşı kaldırıma geçmesine olanak tanıdı. Ayakkabılar ise her yeni adım atışta belli belirsiz taş parçalarını eziyor ve çiğneme sesi çıkarıyordu. Meph, bu seslerin ışığında işaretlere ve ayrıntılara duyduğu özlemi yatıştırdı.


Meph, görüş açısına ‘ev’inin girmesinden hemen sonra yüzünü Serseri Kız’a çevirdi, dikkatini çekti ve çatı katındaki daireyi işaret etti. Kız, “Güzel ve büyülü bir ev” dedi. Meph’in evinde kahvelerin tazelenmesini umdu ve bunu Mephisto’ya açıkça ifade etti.

Mephisto, binanın kapısına vardığında sigarasının bittiğini fark etti. Elini cebine bir kez daha daldırıp bozuklukları kızın avucuna bırakabilmek için uzattı. Sağ eli cebinde üşüyen kız avucunu açtı, bozuk paralar avucuna döküldü. MephSerseri Kız’a, kahveleri aldıkları büfeden sigara almasına ihtiyacı olduğunu söyledi. Hemen dönüp karşıya geçmek için hareketlenen kız, Meph için büyük bir özlemin simgesi oldu.

İzlenmeye değer. İzlenmek için yaratılmış olan.

Kız geri döndüğünde, hemen Mephisto’nun elini tutmak için hamle yaptı ve bunda başarılı olduğu ile alakalı şüphe bırakmadı. İyice ayılan Mephisto, hemen ceketine davranıp anahtarları buldu. Kilidi açmak için çevirdi, kapanmaya meyilli kapıyı dirseğiyle tuttu ve kızın içeri kolunun altından geçmesi için biraz gerildi. Kızın geçtikten sonra asansöre yönelmesiMeph’in hemen tepki vermesi gerektiği anlamındaydı. Çünkü asansörü kullanmak yerine merdivenleri kullanmalıydılar. Serseri Kız’ın elini tek hamle ile tuttuktan sonra onu merdivenlere doğru çekti ve basamaklar teker teker çiftin altından yer değiştirmeye başladı. Dairenin kapısına ulaştıklarında, Meph kızı sıkıca belinden tutup kendine doğru çekti.

Serseri Kız’ın dudaklarında hissedilen dudak Mephisto’nunkiydi. Kız da öpücüklere aynı şekilde karşılık verdi.  Birkaç dakika sonra ise Meph, kızın kulağına eğildi ve onu sevdiğini fısıldadı. Gülümseyip “ev biraz dağınık” da fısıldadıkları arasına katıldı. Hemen sol elindeki anahtarları kapının kilidini açmak için kullandı. Meph, içeri girdi ve kızın da ona katılmasını bekler şekilde ona baktı. Kız da beklentiyi karşılıksız bırakmadı ve eve girdi.

Kız, evdeki ortamı çok beğendiğini söyledi. Mephisto da beğeniyordu. Kızı. Kız, ortamdaki desenlere bayıldığını ve her şeyin-özellikle de evin kokusunun- tam da istediği gibi olduğunu söyledi. Kız bunları söylerken Meph pencereleri teker teker açıp temiz havanın çiftin yüzlerine çarpmasını sağladı. Kız, soğuk havanın geldiği pencereleri farketti ve oraya doğru yöneldi. Pencereden dışarı bakmak için pencerenin başında durdu. Mephisto da kıza arkadan sarıldı ve bir süre pencereden sokağın sadelik kokan karmaşasına bakmanın zevkini beraber yaşadılar.


Bir süre sonra pencereleri kapayan Meph, daha önce zihninde defalarca işaretlediği kızın yüzünden defalarca öptü. Daha sonra kızı salonun ortasındaki sehpanın bir adım gerisinde olan geniş koltuğa bırakarak mutfağa hareket etti. Dolaplardaki tüm abur cuburu toplayıp salonun ortasındaki sehpaya onları yükledi. Serseri Kız’ın yorulduğu her halinden belliydi. Yarı uykulu, yarı yorgunluğa yenilmiş bir hal ile geniş koltuğa uzanmıştı. Hemen Mephisto da koltuğa hareketlendi ve başını kızın dizlerine koymayı tercih etti.

Çift için güzel bir film oynamaya çoktan başlamıştı bile.

Bir süre sonra kızın uyuyakaldığını fark etti Mephisto. Muhtemelen, kızın dizleri Mephisto’nun tıka basa sorunlarla doldurduğu kafasının ağırlığından ağrımıştı. Bunu düşünen Mephisto, biraz zorlanarak da olsa kızın yanından kalktı.

Eve vardıklarında umarsızca bir köşeye fırlattığı ceketine dikkat kesildi. Ceketin bulunduğu yere yöneldi ve onu olduğu yerden aldı. Üzerine giydi. Cepleri kontrol etti.

Eksik yoktu.

Sessizce evden dışarı çıktı ve kendini Berlin sokaklarında buldu. Yine.

Biraz yürüdü. Biraz daha…

Kaldırımın bir köşesine çökecek kadar yorulduktan sonra ceketinin sol iç cebinden sigarasını çıkardı. Çakmağı ceketin sağ dış cebindeydi, ona da ulaştı.

Sigarayı hayal kırıklığıyla yaktı ve cebinden bir kalem çıkardı.

Sigara paketine bir şeyler karaladı ve gökyüzüne doğru kafasını kaldırdı.

Yapması gereken gri bulutların arkasında olduğuna inandığı güneşin tekrar kendisine görünmesini beklemekti.



Bekledi...

0 yorum: